10 Haziran 2011 Cuma

*hayal defteri.*




bence hayaller de ayrılır.beynimizde ve kalbimizde olanlar.
ve her birimiz hayallerimizle yaşarız.anlık,günlük ve uzun vadeli.
(modern hayatta ise plan=hayal denklemi oluşmuştur hepimiz için.)
kimi zaman açıkça dile getirirken,kimi zaman çekiniriz.
ben hep çekinenlerden olmuşumdur.ne zaman anlatmaya kalksam hep1düşman edinmiştir hayallerim.çok uçuk kaçık da değillerdir oysaki..ama tekdüze yaşam gerçeğiyle başa çıkamamışlardır.bazen öylesine ağır gelmişlerdir ki onlardan kurtulmaya çalıştığım çok olmuştur.ama sıkı sıkıya bağlılardır bana,benimlerdir çünkü...
nasıl demiş mark twain : 'hayallerinizi kovmayın,çünkü onlar gittiler mi siz kalırsınız belki,fakat artık yaşamıyorsunuz demektir.' (gelin bir de babama anlatın....)
ne diyorduk..hah kovmak işte..asıl mesele bu.twain amcanın da dediği gibi çok zor.
hem bence yaşlanınca onlar beni zaten terk edip gidecekler,bir daha dönmemecesine...
bu yüzden oturup bi anlaşma ile _Bir HayaL Defteri._ yaptık.
hem bana daha fazla yük olmasınlar,hem de savrulup gitmesinler diye...

not:umarım sizler de babam gibi saçmaladığımı düşünmüyorsunuzdur.

2 Haziran 2011 Perşembe

Bi paket selpak lütfen..!

bugün seni hiç özlemedim.
zaten ben seni hiç özlemem ki.
hiç ağlamam böyle ara ara.
hiç düşüncelere dalmam.
esaret nasıl bir şey ben hiç bilmem.çnkü hiç esir olmadım ben.
böyle düşünüp düşünüp uzaklara dalmam.
gözyaşlarımın akmasına izin vermem.çnkü hiç ağlamam ben.zaten seni de hiç özlemedim.
kendime dahil olmayan bir hayatı yaşamam ben.seçimlerimi hep kendim yaparım.
hep cesur davranırım.
kendimi hep önemserim ben.başkalarını hiç umursamam.
zaten hayat çok güzel ki.ben o yüzden hiç ağlamam.
seni hiç merak etmem ben.ailemi hiç düşünmem.kendimi çok düşünürüm.çok bencilim çünkü ben.
keşke ben BÖYLE olabilseydim...etrafa saçtığım gülücüklerin altındaki hüznü kendime de belli etmeseydim..

30 Mayıs 2011 Pazartesi

duygusal zamanlar..

Olmadık yerde hüzün çöker mi kalbine.beynin böyle savrulup gider mi düşüncelerinde.?

Tanımadığın bir insanın sözü acıtır mı canını ölesiye?

Anlamsız gelir mi saniyeler,saatler,gün ışığı,insanlar..

Ya da tersine ihtiyaç mı duyarsın bir şeylere.?

Kendini anlatmaya çabalarsın bazen,çoğu zaman vazgeçersin.

Çünkü onların görmek istediği kadarsındır.

Ön yargı hep vardır,varolacaktır.

Çünkü savurmak kolaydır yargıları..

Kimse bilmez ne kadar bencil tanıdığını,ne kadar yalancı,ne kadar fesat..

Hep aldatıldğını kimse bilmez sevgili,dost,arkadaş.

Ne kadar üzüldüğünü,zorlandığını hayatta.

Hep yaklaşacakken uzaklaştığını,

Boş yere savaştığını,çabaladığını çoğu zaman,

Ama inandığını güvendiğini umarsızca kimse bilmez.

Bu yüzden yaşattığın mutsuzluğunu sırtından atmaya çalıştığını.

Şimdi mutlu olmak için çabalarsın ya çok görürler.

Hep onların yargıları,cümleleri ışığı altında yürü ve mutsuz ol isterler.

Uzaktan ne kadar pürüzsüz görünür oysa ki Ay.Yaklaştıkça farkına varırsınız yüzeyinin..

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir aslında; ne iyi ne kötü.

Her şey içinizde yaşattığınız kadardır.

İyi niyetimi her türlü suistimal eden insanlara teşekkür ederim.

Ben hala öyle olmaya devam edeceğim bence biraz olsun siz de deneyin.



şimdi böyle bir söğüt ağacı bulup gölgesinde oturmaya gidiyorum...

25 Mayıs 2011 Çarşamba

böyle sanatlı kültürlü gezmeli tozmalı bi şeyler..


günlerden bugün sınav molasında blog yazmak için kolları sıvadım.(yazın bu vaktinde kolsuz giydiğimi unutmuşum.) bu 1ay ben hayata döndüm asosyallikle arama duvarlar ördüm.ilk olarak ankarada gittiğim bi oyundan bahsedeyim.cantuğ turay.ın tunalı hilmide ritüel sanat merkezini tiyatro cafeye dönüştürdüğü ve arkadaşımla tesadüfen rastladığımız bu afişin bulunduğu yere adım atmamızla uzun zaman sonra mutluluğun resmini görebildim.gerçi çok çaba gösterdim oralara yaz günü kar bile yağdı.tamam kar değil de dolu işte valla abartmıyorum.ama kıyamet de kopsa gidecektim.isteyince yaparsın derlerdi de büyüklerimiz dudak büzerdik.



begüm de çok tatlı kızdı çok sevdim.ama kostüm değiştirmesi uzun sürünce ben cantuğ.u seçtim.öylesine de mütevazı ki görmeyin.neredeyse kendinizi oyuncu hissedersiniz yanında.ankara tiyatro günlüğünden sonra izmirde gezmeler tozmalar felan istedim ama sağolsun yağmurun azizliği hiç yalnız bırakmadı beni hem de mayısın bu son zamanlarında..derken sinemaya gittim zaten izlemek istediğim ama bi arkadaşımın da tavsiyesi üzerine hem yarın da sınav yokmuş bahanesi ile bir hışımla attık kendimizi.derken nası yaa falan olduk.basit br senaryoyla bu kadar kendine bağlayan sınırlı filmlerin arasına girmeyi başardı benim klasiklerimde.mesela replikler çok güzeldi oyunculuk mükemmeldi.siz sinemacılar nasıl diyooor az bütçeyle güzel işler başarmakk.. şaka bi yana İncir Reçeli bu ara izleyip keyif aldığım filmlerden 2.si.şayet 1.sıradaki Kaybedenler Klubü hala yerini koruyor..


sonra böyle de bi kız var filmde.yaklaşık bi aydır ben de onun enerjisini yaşıyorumm bu yüzden işte ben de ölümsüz olmak istiyorum... derken uzun zamandır istediğim o şeffaf camlı gözlüklere kavuştum üstelik bana hiç yakışmasalar da ben onlara aşık oldum.bir de yakında bulacağım fötr şapkamla uzun hayallere şimdiden dalmış bulunmaktayım.ilk tanışmamızın fotoğrafını sizlerle paylaşacağım..

işte böyle ufak tefek mutluluklarla dolu hayat.şimdilerde rengarenk bana ne bileyim.her renginde ayrı bi mutluluk bulabiliyorum.şimdi biraz serdar 2011 dinleyeyim sora yine görüşürzz..:))

haa bi de tiyatro ve sinema yaşam sebebiniz olabilir bazen müzik ise olmazsa hiç olmaz..
o zaman bu da benden size gelsin...http://youtu.be/S_lWRm0X4sM

21 Nisan 2011 Perşembe

kızlar da arabaları sevebilir ki hem ne var bunda.


çok sevdiğim bi arkadaşım senin yüzünden bana kızdı.(hainsin blog.) ist'a gdp haber vermemek de neyin ne'si.! ben olsam ben de kızardm. -ama n'pym zor zamanlar..acılar..falalar filanlar.-
o değil de ya ben yine saçmalamaya başlamıştım.sabah 7-8 suları buna bir son vermeye karar verdim..uyudum...
sabah sınavı da kaçırmışım uyumasaydım iyiydi ama uyku benim sevdiceğimm (: (bni mutlu eden şeylerin başında.çok anaç korumacı sevgi dolu anne gbi felan..)
yiyecek bi şeyler bulup yedim dün bütün gece açtım lakin belki de bu yüzden uyuyamadm.(yok ya bu bir bahane değil derdi anneciğim olsaydı ..)
bu girmediğim 2.sınav :/ hayır babam blogumu okumuyor onu bu yüzden çok seviyorum.(bazen çok yalaka olabiliyorum ama sdece bazen..:)
odamdaki yeni canlılarla tanışamadan eve dönsem iyi olacak lakin korkuyorum nedir ne değildir insan çekinir böle durumlarda bi de ben asosyalim siz düşünün yani..
o değil de bahar geldi insanlar aşık oluyor sevgilileri felan var çok acayip len..
bense kitaplarıma bile ihanet ettim şimdi ordan bana sert bakışlar fırlatıyorlar.. özür dilerim nietzsche amca özür dilerim sayın atay..yusuf abiye de sevgiler adler.e de selamlar..
en son izlediğim film ise 1984.. sınavda çıkcaktı napıym kitabı ben biraz çakalım ya hemen filmni izledm ..yok ya ne fesatsınz görsellik die şeeeettydm akılda kalır görsel zekam yüksek bla bla..
mevsimlerle de aram iyi değil şu sıra kasımdan nefret ettiğim gibi nisandan da ediyorum..insan ne giyceğini şaşıryor ya ayıp ya günah valla bize de yazık mikail..yne asileştrdin beni bak hanım hanımcıktım oysaki ne güzel kitap film knusuyoduk.. o değil de dün bi araba gördüm akıllara zarar burda bölesi ne arar hiç bilemedm.. ben arabaları çok severm :)) kızlar da arabaları sevebilir hem küçükken de seviyomuşum valla yaa ..al o zaman inanmıyosan bak da görr..hıh..

tamam ya kızmayn .. şimdi gidiyorum belki banyo yaparım bulaşıkları yıkarım ders çalışırım..off ne çok işim var hayat bana çok zor çok..